|
Ben, Karım ve Diğerleri! (5) (Ferit 50 Y., Mersin)
Evimize
dönmüştük ve yoğun bir işyılı
başlamıştı. O yıl şirket olarak
başarmamız gereken birkaç projemiz vardı ve neredeyse günde 18
saat çalışıyordum. Bu yoğun iş temposu ister istemez
evde geçirdiğim saatleri oldukça düşürmüş ve karımla sex
hayatımız oldukça yavaşlamıştı. Karımla kısa
ve yorucu olmayan seanslarla sex yapıyorduk. Sürekli yurtdışına
çıkıyordum ve oralarda da işten başka birşey
düşünmemeye gayret ediyordum. Sonuçta, o yılki projelerimiz tamamen
gerçekleşmiş ve çalıştığım şirketin
kazancını adeta uçurmuştum. Yıl sonunda da, hem iyi bir
prim, hem de birlik tarafından başarı ödülüyle
onurlandırılmıştım.
Bu
başarım kısa zamanda ülke genelinde duyulmuş ve merkezi
İstanbul'da bulunan çok büyük bir şirket bana transfer teklifinde
bulunmuştu. Çalıştığım şirketten de onay
çıkınca, bu şirketin Mersin'de yeni açacağı bir
bölümün başına geçmeyi kabul ettim. Sistemi ben kuracağım
için, personeli de ben seçip, istediğim ekibi kurabilecektim. Eski
şirketime veda etme zamanı geldiğinde, buna en çok
çalışma arkadaşlarım ve Asuman üzülmüştü. Bizim için
yapılan veda gecesinde hüzünlü anlar yaşanmıştı.
Ev eşyalarımızı
nakliye şirketiyle Mersin'e gönderdiğimiz için, biz o gece otelde
kalacaktık ve ertesi gün ayrılacaktık. Veda gecesinin sonunda
otelimize gelmiştik. Soyunup dökündükten sonra, karım,
"Hayatım, bu gece bir misafirimiz olacak!" dedi. Ve 15 dakika
sonra kapımız çalındığında Asuman içeri girdi. Aauman
ayakta ikimize
birden sarılıp, alkolün de etkisiyle ağlayarak, "Ben sizi
çok sevdim, yokluğunuza nasıl alışacağım?"
deyip duruyordu.
Asuman'ı
teskin edip, hafif birer içki alarak sohbete başladık. Terlediği
için üzerindeki giysiler vücudunu sarmış ve buluzundan göğüs
uçları belirgin bir hale gelmişti. Asuman karımdan onayı
almıştı ki, eteğini sıyırarak kucağıma
oturdu ve dudaklarıma yapıştı. Buluzunu da sıyırdığında
memeleri serbest kaldı. Bir süre öpüştükten sonra kucağımdan
kalkarak eteğini çıkardı ve karımla birlikte beni
aralarına alarak yatağa uzandık. İkisiyle birden
sevişiyordum ve sikim yavaş yavaş kalkıyordu. Hiç birimiz
duş almamıştık. Asuman'ın terli vucudu beni daha çok
tahrik ediyor ve kudurtuyordu. Memelerinden aşağı amına
doğru indiğimde, Asuman'ın amının götünün ten kokusu
ve tadı çok hoşuma gitti.
Asuman'ı
aramıza aldık, karım amını, ben götünü
yalıyordum. Bu kadının göt deliği ve kokusu her zaman
hoşuma giderdi, ama bu gece bir farklıydı. Karımla birlikte
Asuman'ı iyice kıvama getirdikten sonra, bacaklarının
arasına girdim ve sikimi amına sokarak, bacakları omuzumda bir
müddet siktim. Sonra önümde domalttım ve arkadan ortaya çıkan amına
tekrar girdim. Hızla girip çıkıyordum. Asuman'ın kaç kere
boşaldığını sayamadım. Asuman'ı çeşitli
pozisyonlarda siktikten sonra, yavaşça karımın üzerine
çıktım ve "Benim güzel karım, sana nekadar teşekkür
etsem azdır!" deyip, karımın amına kökledim.
Karımın ahları ofları arasında içine
fışkırttım ve hepimiz yatakta uzandık.
Bir müddet
dinlendikten sonra karım kalktı duşa girdi. Asuman da bana
sıkı sıkı sarılarak, "Nolursun beni de götür
Mersin'e! Sana ve Berna'ya kul köle olurum!" dedi. Ben de, "Sana göre
şirkette bir pozisyon hazırlayıp, mutlaka yanıma
alacağım!" dedim. Karım duştan çıkınca yanımıza
geldi ve yatakta Asuman'ın arkasına geçerek, onun göt deliğini
okşamaya, parmaklamaya başlamıştı.
Anlamıştım ki karım Asuman'ın götünü siktirecekti
bana. Karım Asuman'ın götünü iyice hazırlayınca, onu
sırtüstü yatırarak bacaklarını iyice arkaya yasladı ve
o harika götdeliğini önüme sundu. Benim de yarağımı
ağzına aldı, yine dimdik etti.
Sonra yavaşça
sikimi tutup Asuman'ın göt deliğine soktu. Kendi eliyle siktiriyordu
Asuman'ın götünü bana. Asuman'ın götü ve kendine has kokusu
müthişti. Asuman'ın götüne dibine kadar sokmuştum ve
altımda kuduran bu kadını adeta ezerek sikiyordum. Bütün kontrol
karımda olduğu için, bir süre sonra Asuman'ı bu defa önümde
domaltttı. Asuman'ın başını yastığa
bastırarak, yine eliyle sikimi götüne
soktu. Aradan da hem benim sikimi, hem de Asuman'ın etli amını
yalıyordu. Bir ara Asuman'ın çıkardığı seslerden
tekrar boşaldığını anladım ve ben de götüne
boşalarak seansı bitirdik. Ama biz de bitmiştik.
Asuman'la beraber
duşa girdim ve beni yıkamasına izin verdim. Daha sonra kurulanıp
çıktık. Ayrılık vakti gelmişti, ama Asuman'ın göz
yaşları dinmiyordu. Onu, "Bir müddet sonra tekrar görüşeceğiz!"
diye teselli ettik. Asuman gittikten sonra karımla sarılıp uyuduk.
Sabah kalktığımda, Tanrının bana lütfu olan bu
kadını doyasıya seyrederek, bundan sonraki hayatımızda
beni daha ne gibi güzelliklerin beklediğini ve bu çılgın
kadının bana yaşatacaklarını düşünmeye daldım.
Karım okadar güzel uyuyordu ki, ama uyandırmaya mecburdum, çünkü
birazdan Mersin'e hareket edecektik...
Mersin'deki
ilk günlerimiz büyük bir telaş içinde geçti. Şirketin
sınırsız bütçesiyle güzel bir büro oluşturdum. Kendimize de
iyi bir sitede, son derece lüks bir daire kiralamıştım. Yine
sahilde güzel bir yazlık ve son model bir araba aldım. Mualla teyze de
karımın imdadına yetişmiş ve Mersin'de yaşayan
bir yakını olan Hatice'yi karıma göndererek, aylıklı
olarak evde işe başlatmıştı. Hatice çok hamarat bir
kadındı, sabah 8'den akşam 8'e kadar evi çekip çekiştirip,
yemek dahil herşeyi yapan, kara kuru ama güçlü bir kadındı. Hatice
adeta karıma kol kanat germiş, benim güzel karımın elini
sıcak sudan soğuk suya sokturmuyordu.
Yerleşmemiz
bitip rahatlayınca, ben de yoğun bir iş temposuna daldım,
şirketin işlerini oturtuyordum. Her yönden şanslı bir
insandım. Bir İngiliz firmasıyla yaptığım yeni
bir iş bağlantısı, şirketin uzakdoğuya
açılmasına sebep olmuş ve ardı arkasına yeni
işler getirmişti. Bana verdikleri 5 yıllık hedefi, ilk 6
ayda yakalamıştım ve Mersin büromuz şirketin adeta
yıldızı olmuştu. Patronlarımız beni el üstünde
tutuyor ve ısrarla İstanbul merkeze almak istiyorlardı. Ben o mega
şehri çok severdim, ama asla orda yaşamak istemiyordum. Ayrıca Mersin'e
aşık olmuştum. Burada yeni arkadaşlar, yeni bir çevre ve
deniz beni büyülemişti.
Yeni
işim, güzel karım ve benim karizmam, kısa sürede Mersin'de ilgi
odağı olmamızı sağlamış, hem bana hem
karıma bir sürü yazan olmuştu. Ben hayatımda Mersin'in
kadını kadar ateşli, erkeği kadar çapkın başka bir
şehirde yaşamadım. Oturduğumuz sitede, bize hayran olup,
arkadaşlık yapmak isteyenler olduğu kadar, çekemeyen, sonradan
görme komşularımız da vardı. Karım bizim bloktan Füsun
isminde bir hanımla tanışmış, sabah kahveleri,
çarşı pazar gezmeleri, derken onunla samimiyeti iyice
ilerletmişti. Komşumuz Füsun kimyager, ama çalışmıyordu,
kocası Semih de Eczacıydı, durumları gayet iyi, sevimli
insanlardı. Bizim yaşlarımızda, gezmeyi eğlenmeyi
seven insanlardı. Semih'le de ben, karılarımızın
sayesinde tanışmış ve samimi olmuştuk. Sosyal anlamda
aramımızda uçurumlar vardı, ama bu çifti sevmiş, onlarla
vakit geçirmekten hoşlanır olmuştuk. Biz kabul etsek, hemen
hemen bütün zamanlarını bizle geçirmeye hazırlardı...
Zamanla karılarımızın
samimiyeti daha da ilerlemişti. Füsun birgün karıma dert
yanmış. Semih'in erken boşalma sorunu olduğunu, bunu da hayatını
zindan ettiğini, ne kadar çabalarsa çabalasın, bu sorunu
çözemediğini anlatmış. Bizim durumumuzu sorduğunda ise,
karım, bizim bu konuda onlardan fersah fersah ilerde olduğumuzu ve
benim istediğim kadınla yatabileceğimi, bu konuda hiçbir
tabumuzun olmadığını anlatmış. Karımın
anlattıklarını ağzı açık vaziyette dinleyen Füsun,
o gün bizle ilgili özel birçok şeyi öğrenip, bunları
kocasıyla paylaşmasında bir sakınca olup
olmadığını sormuş. Karımın da, "Hayır
yok!" demesiyle, evine dönmüş.
Karımla
bu konuşmalarından sonra Füsun'un bana bakışı değişmiş, her fırsatta kendini bana beğendirmek için
elinden geleni yapmaya başlamıştı. Semih te bana
açılmaya çalışıyordu. Bir öğlenden sonra Semih benimle
konuşmak istediğini söyledi ve yemeğe çıktık. Yemekte
Semih bana, "Ya Ferit, Füsun'un anlattıkları beni çok etkiledi! Biz
sizi çok seviyoruz! Berna benim çok hoşuma gidiyor, Füsun da sana bayılıyor!
Daha önce birçok kez bu türlü fantazilerimiz oldu, ama cesaret edemedik. Ben
her ne kadar tutucu bir aileden geliyorsam da, bu değişiklikleri
yaşamak istiyorum. Size de güveneceğimizi biliyorum, lütfen bizi de
alın bu çevreye, sizle bu tabuları yıkmak istiyoruz!" dedi.
Ben de, "Semih ben öyle bir kadınla evliyim ki, sana bunu anlatmaya
kalksam roman olur. Bunun için Berna'nın onayını almam
lazım! Ben onunla konuşurum, eğer Berna da isterse, neden
olmasın?" dedim.
Semih
oldukça rahatlamış, fakat (erken boşalma) sorunundan da bahsetmişti.
Ona, "Oğlum sen Eczacısın, bunun ilacı yok mu?"
diye sorduğumda, "Araştırıyorum, ama hep
yurtdışından gelen ilaçlar ve ben emin olmadan kullanmak
istemiyorum!" dedi. Ben de, "Senin bu derdinin çaresi var! Amerika'da
yaşayan bir arkadaşımın kullandığı ve çok
memnun kaldığı bir ilaç var! Geldiğinde bana da getiriyor. Hatta
büroda çekmecemde bir kutu var. Çok etili, ikili üçlü seanslarda bazen kullanıyorum!"
dedim. Semih adeta yalvararak, "Gidip alalım, bugün deneyip Füsun'u
uçurmak istiyorum!" dedi. "Olur!" dedim, büroma gittik. İlacı
verdim. Semih yanımdan ayrıldığında çok
heyecanlıydı. Kesin bu gece Füsun'u darmadağın edecekti...
[Ferit]
Ben, Karım ve Diğerleri
Tüm Bölümleri
|