|
Ben, Karım ve Diğerleri! (4) (Ferit 50 Y., Mersin)
Tatilimizin
beş günü geçmiş, kayınpederlerin
evine dönmüştük. Kayınvalidem ve kayınpeder, biz beş gün
Serpil'de kalınca, bunlar herhalde yalnız kalmak istiyor deyip, o
günün akşamı bir bahane uydurarak yazlıklarına
gitmişlerdi. Karımın anlattığına göre, çocukken
bakıcısı olan Mualla teyze isminde bir kadın vardı ve
annesiz babasız büyüttüğü torunu Asiye'yi zengin bir adamla
evlendirecekti. Karım ve ailesinin de çok emeği olduğu için, kayınpederim
hertürlü masraflarını karşılayıp düğününü
yaptırmak için karıma talimat vermişti. Onlar da karımın
gelmesini bekleyip, düğün gününü ona göre ayarlamışlardı.
Bir gün sonra kına ve ertesi gün düğün olacak ve biz de ondan sonra evimize
dönecektik.
O gün Mualla
teyze ve torunu Asiye eve gelmişler ve kadının karıma olan
sevgisini görmüştüm. Mualla teyze adeta karımı yalıyor ve
müthiş bir sevgisinin olduğunu gösteriyordu. Beni de çok sevmiş
ve beğenmiş, açık açık, "Bu deli kızın
sünepe bir herifle evlenerek, herifin onu üzeceğinden korkuyordum!"
demişti. Ama herhalde sınavı geçmiştim ki, bana çok
sıcak davranıp kaş göz hareketleriyle karıma işaretler
göndermişti. Mualla teyze kısaca hayat hikayesini anlatmış,
bundan sonraki hayatını torunu Asiye'nin hayatını kurtarmaya
adadığını söylemişti.
Asiye çok fırlama bir kızdı, arkasında Mualla teyzenin
olmasıyla, bütün hayatı gezip tozmakla geçmiş, bir iki kaçamak
yapınca da, Mualla teyzenin gazabına uğrayarak, bu
kızın hemen evlendirilmesi gerekiyor kararına maruz
kalmıştı. Asiye 19 yaşında, 1.50 boyunda, sevimli,
çıtı pıtı bir kızdı. O fiziğine rağmen
iri göğüsleri ve güzel kalçaları olan fırlama bir şeydi. Mualla
teyze, çok zengin ama saf bir akraba bulmuş ve Asiye'yi onunla evlendirmeye
karar vermişti. Karım her nekadar, "Kızın
yaşı daha küçük!" demiştiysede, Mualla teyze, "Sen
bilmezsin senin için nekadar korktum, bu kız evde kalacak diye! Kız
dediğin 18'inde evlenir!" deyip kararını vermiş.
Asiye ilk
geldiğinden beri etrafımda dönüp duruyor ve gözleriyle adeta beni
yiyip bitiriyordu. Karım farketmesin diye epey bir mücadele veriyordum. Ama
karımın çok rahat olduğunu görünce, ben de olayları
akışına bıraktım. Asiye her fırsatta benimle
konuşmak istiyor, ben de sohbet olsun diye nişanlısını
sorunca, "Haa, benim öküz mü?" deyip duruyordu. Asiye, "Ya
enişte, adamın dünyadan haberi yok, geçenlerde beni öpmesini
söylediğimde, yanağımdan öptü! Tam bir öküz! Ne yapayım,
parasını yiyip hayatımı yaşayacağım!"
deyip kahkahayı patlatmıştı.
Ertesi gün karım,
Asiye'yle buluşup kuaföre gideceğini, biraz temizlik işleri
olduğunu, benim rahatıma bakmamı söyleyip çıktı. Ben
de çıkıp biraz dolaşmış ve akşama doğru eve
dönmüştüm. Bir duş almak için banyoya girdiğimde, Filiz'in
verdiği parfümlü duş jelini kullanmış, öyle
çıkmıştım. Üzerimde dar bir atlet ve geniş bir
eşofman altı vardı. Kapı açıldığında
bunların geldiğini anladım. Karım salona geçip Asiye'ye, "Şu
kıyafetini bir deneyelim!" dedi. Kız kıyafetini giymek için
odalardan birine girdi ve "Berna abla, fermuarımı çekemiyorum,
yardım edermisin?" diye seslendi. Karım da bana, "Aşkım,
Asiye'nin fermuarını çek, ben meşgulum!" deyince, içeri
girdim.
Asiye
kıyafeti üzerine geçirmiş, arkası dönük bekliyordu. "Tamam
Asiye ben çekiyorum!" deyip elimi attığımda, bir anda
dönerek, "Enişte sana bayılıyorum, nolur beni öp,
memelerimi ye!" deyip elbiseyi bıraktığında, karşımda
çırılçıplak kalmış, memeleri ve yeni ağda yaptırdığı
amcığı gözümün önüne segilenmişti. "Ne yapıyorsun
kız, karım görecek, çabuk giyin!" dedim. Ama Asiye, "Berna
ablamın haberi var, ilk sana vereceğim,
kızlığımı sen bozacaksın!" dediğinde,
ben şaşkınlıktan dona kalmıştım.
Karımın
son sürprizi bu diye düşündüm. Ama, "Kız sen yarın gerdeğe
gireceksin, nasıl olur bu?" dedim. Asiye, "Enişte benim
öküze ne versem onu alır, merak etme ben hallederim!" deyip boynuma
sarılmış ve beni öne eğerek dudaklarıma
yapışmıştı. Elini sikime atmış okşuyor
ve biraz evvel kullandığım duş jelinin tenime sinmiş
kokusunu alarak geniş göğüslerimi, meme uçlarımı somurarak,
önünü yarağımı yapıştırmak için ayak
uçlarında yükselip sürtünüyordu. Asiye'yi kucağıma alıp
yatağa uzattım ve ben de boynundan başlayıp memelerine
inerek, bu taze vücudu yalayıp yutuyordum. Altımda sanki
kırılacak bir eşya gibiydi. Yavaş hareketlerle amına
doğru indiğimde, tertemiz ve mis kokulu bir amcık ve yine harika
bir göt deliği karşıma çıkmıştı.
Asiye'nin
amını ve göt deliğini yalamaya başlamıştım. Fırlama
kız çok azgın olduğu için amı hemen sulanmış,
altımda yılan gibi kıvranıp duruyordu. Ufak tefek, ama
fındık kurdu gibi bir şeydi. Eşofmanımı indirip yarağımı ağzına doğru uzattığımda,
gözleri faltaşı gibi açıldı ve "Enişte, benim öküzün
siki bunun dörtte biri kadar bile değil! Geçenlerde arabada tenha bir
yerde fermuarını açıp yalamak istedim, ama benim öküz korkup
hemen fermuarını çekti! Şimdi ben senin bu yarağına am
göt vermem mi!" deyip, yarağımı emmeye başladı.
Değişik
duygular içindeydim, ama ben de bu kızı arzuluyordum. Asiye yarağımı
emmeyi bırakıp kapıya doğru bakınca, ben de
kafamı o yöne çevirdim. Karım kapı aralığından,
bana gülümseyerek, "Rahat ol aşkım, tadını çıkar!"
deyip gitti. Karımdan da onay gelince, Asiye'nin bana göre minik bedenini
altıma aldım ve yarrağımı amcığına bir
iki sürtüp, yavaşça başını soktum. Sikim kızlık
zarını yırtarak daracık amcıkta ilerlemeye
başlamıştı. Asiye biraz zorlanmış, ama hepsini
içine alarak, bacaklarını belime dolamış, amını
siktiriyordu. Birkaç git gelden sonra bir sıcaklık hissettim. Baktığımda,
sikimde kan vardı. Sikimi amından çıkardım ve Asiye'nin
kanamasının durmasını beklerken, ikimiz de temizlendik.
Asiye elinde
bir tomar peçeteyle odaya döner dönmez, tekrar yatıp bacaklarını
açtı, "Hadi enişte, beni de Berna ablamı siktiğin gibi
sik!" dedi. Nedense acaip azmıştım buna. Tekrar sokup, çok
sert bir şekilde sikiyordum ve adeta Asiye'nin (Enişte çok sert
sikiyorsun!) demesini bekliyordum. Ama Asiye, banamısın demediği
gibi, ben hızlandıkça daha çok istiyor ve altımda bir yılan
gibi kıvranıp duruyordu. Bir ara altımdan
sıyrılmış, beni sırtüstü uzatıp, eliyle
yarağımı amcığının deliğine koyarak,
bütün ağırlığını verip yarağıma
oturmuş, üzerimde resmen hoplayıp duruyordu.
Bir müddet
böyle sikiştikten sonra, hızla üzerimde ters dönüp, tekrar
yarağımı amcığına sokmuş ve öne doğru
eğilerek parmaklarıyla göt deliğini okşamaya başlamıştı. Şaşkındım. Karımın
evinin suyunu içen bütün kadınlar demek ki böyle azgın oluyorlar diye
düşünüp, Asiye'nin altından kalkarak, önümde domalttım. Sikimde
halen biraz kan vardı, peçeteyle silip, sikimin kafasını Asiye'nin
amına tekrar sokarak dibine kadar geçirdim. Altımda küçük bir kedi
gibi kalmıştı, ama banamısın demiyordu. Onun bu hali
beni daha fazla azdırıyor, gittikçe sertleşerek,
canını yakmak istiyordum. Sikim her girdiğinde
kasıklarım poposuna vuruyor ve eminim çıkan 'Şlap, şlup,
şlop!' sesleri karıma kadar gidiyordu.
Asiye'yi
amından sikerek bezdiremeyeceğimi anlayınca, koltuğa geçip,
kucağıma aldım, amını sikerken göt deliğini
parmaklamaya başlamıştım. Kendi kendime gülüp, (Ulan Ferit,
senin gibi efsane bir sikici şu fındık kurdu gibi kızla baş edemiyor!) dedim. Hakikaten Asiye doymak bilmiyordu,
ben siktikçe sanki daha açılıyordu. Kucağımda kaç kez
boşaldığını anlamamıştım. Neydi bu
kız böyle derken, sikimi amından çıkarıp, önümde domalttım.
İkimiz de ter su içinde kalmıştık. Terli göt yanaklarını
iyice ayırıp, kara üzümünü yaladığımda, Asiye adeta
kudurmuştu. "Erkeğim, eniştem, hadi sik, bekletme beni!"
deyip, beni dahada azdırmıştı.
Bu
kızın canını yakmak istiyordum. Sadece sikimin
başını tükürükle hafif ıslatıp, göt deliğine
dayadığımda, bırak öne kaçmayı, neredeyse kendini geri
itip öyle sokacaktı. Elimle sikimin kafasını göt deliğinin üstüne
koyup, yatağın kenarından da güç alarak, hepsini birden soktum. Sikim
adeta Asiye'nin götünde kaybolmuştu. Hayretler içindeydim, bu ne
azgın bir kızdı. Hız kesmeden 10 dakika kadar götünü siktim.
Götü yarağımı bir vantuz gibi kavramış,
çılgın gibi siktiriyordu götünü.
Daha fazla
dayanamayacağımı anlayınca canım
sıkılmıştı, daha uzun sikerim diye
düşünmüştüm. "Geliyorum!" deyip, döllerimi götünün içine
fışkırtmaya başladım. Aynı zamanda da Asiye'nin
amını okşuyordum. Böylelikle o da bir kez daha
boşalmıştı. Yarağımı götünden
çıkardığımda, Asiye dönüp kucağıma oturarak, "Enişte,
beni kadının yaptın ya, artık senin kulun kölenim, ne zaman
istersen bu am göt senin emrindedir!" deyince, biraz moralim düzelmiş,
kendime güvenim gelmişti. Asiye sanki bu yarağı hiç yememiş gibi, güle oynaya kalkıp giyinmiş, hem bana hem karıma
teşekkür edip, kına için hazırlıklarına devam
etmişti.
Karımla
yalnız kaldığımız bir anda, "Aşkım, sana
bir bakire amcık borcum vardı, onu da ödedim!" dedi. Ne
diyeceğimi bilemeden karıma sarılıp teşekkür ettim. Kına düğün derken, orda iki gün daha geçirip,
yaşadığımız şehre doğru yola çıktık.
Yol boyunca, bu harika kadınla daha neler yaşayacağımı
düşünüp durdum. Uzun bir yolculuktan sonra evimize vardık...
[Ferit]
Ben, Karım ve Diğerleri
Tüm Bölümleri
|